Bayramın 1. Günü, Açık Mağaza Peşinde

armineÇalışan bir bayan olarak hala anlamış değilim her işi nasıl zamanında yetiştirdiğimi. (Bu çok iddialı bir laf oldu, bazen de yetişmiyor ama…) Cuma günkü mesai bitimi anını haftalardır nasıl iple çektiğimi ben bilirim. Eve girer girmez bayram hazırlığı’na (bayram hazırlığı=ev temizliği) başladım. Ramazan’ın sonudur, iftar, sahur  derken, arada temizlik işlerini zar zor bitirebildim. Aslında, tam olarak insanlar bayramın ilk gününde gittikleri misafirlikten dönerlerken bitirebilmiştim.

Bayramın birinci günü…

Başkentte, Ankara’nın tam ortasında ne kadar eğlenceli geçebiliyorsa en fazla öyle işte… Gidilebilecek bilumum akrabanın hepsi memleketlerine gidince geriye sadece komşular kaldı. Komşuları da 2. güne bırakınca birden kendimi boşlukta hissettim ve nice zamandır almayı düşündüğüm pardesüyü bulmak için Ankara caddelerine bıraktım kendimi.

Kızılay, her zamanki gibi kalabalık, insanlar çoğunlukla bedava otobüs kuyruğunda duraklarda. Önce Selanik Caddesi girişinden çıkıp, Gama İş Merkezi’nde bulunan birkaç tane, tesettüre uygun ürünler bulunan mağazalara uğrayalım dedik. Ancak kapıda somurtan bir yazıyla bayram boyunca mağazaların kapalı olduğunu öğrendik.

Moralimizi hiç bozmadan Atatürk Bulvar’ından karşıya geçip İzmir Caddesi’nde Setrms‘e gittik. Ancak ikinci darbeyi de burada yedik. Neyse ki, burası en azından daha kısa süreli kapalıydı. Olmazsa yarın öbürgün gelirim diye kendimi kandırıp yola devam…

Necatibey Caddesi’nde Pardesü Dünyası kalmıştı son durağımız. Caddeye inip, sağda solda Pardesü Dünyası’nı ararken, biraz ileride Armine tabelasını son anda farkettik. Daha önce orada olmayan bu tabelanın varlığıyla bir ümit açıktır diye yaklaşınca içeride dolaşanları görünce derin bir nefes aldım.

Necatibey Caddesinde Armine mağazası açılalı 2 ay olmuş. Cadde üzerinde giriş kat ve alt kat şeklinde hizmet veren mağazada pardesü ve kap modelleri için alt kata indik. Ben onu, o da beni ararcasına ilk denediğim modele tamam dedim. Ürünler indirimde olduğu için fırsat bu fırsat deyip, 2. bir çeşit olur mu diye bakarken siyah renkli her ortama uyabileceğini düşündüğüm 2. bir kap modelinde karar kıldım.

Eşimin “Ayağını yorganına göre uzat” dersi geçici olarak beni epey frenlese de sonunda kazanan yine “haklı” olarak ben oldum.

Şimdi sıra geldi teşekkür mesajlarına…

Buradan Bayramın ilk günü kapalı olarak beni caddeden caddeye sürükleyen, sonrasında açık olan Armine mağazasına gitmeme sebep olan, başta Gama İş Merkezi mağazalarına, alt katta yine kapalı olduğunu düşündüğüm Tekbir Giyim Mağazasına, İzmir Caddesinde “Ne zaman şuraya gideceğim?” diye gün saydığım Setrms Mağazası’na, Armine Mağazası ile aynı caddede bulunan ve yine kapalı olan Pardesü Dünyası’na teşekkürlerimi sunarım.

kum-rengi-kap

Kum Rengi Kap

siyah-renkli-kap

Siyah Renkli Kap

İlk fırsatta kapalı olan bu mağazalara da uğrayıp onlara da “ihtiyaçlar çerçevesinde” gözatmaya çalışacağım.”Tüketimde israfa hayır” felsefesini yaşamaya çalışanlardanım. Bu vesileyle herkesin bayramını kutlarım. Acil ihtiyacı olanlara da açık mağazlar dilerim. :)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Share

Eiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

“Bayramın 1. Günü, Açık Mağaza Peşinde” yazısı için 1 Yorum Var

  1. Tesettür Blog diyor ki:

    Biraz geç bir yorum oldu ancak bunları da yazmak durumundayım.
    Bayramdan sonraki Cuma akşamı elbiseleri tadilattan almaya gittik. Elbiseler geldi ki, gittikleri andakinden pek de farklı değillerdi. Sadece kısaltmalar yapılmış. Düğmeler özellikle not alınmasına rağmen hala düştü düşecekti.
    Görevli hanım, sallanan düğmeleri, hatta olmayan düğmeyi göre göre elbiseyi çantalayıp bana verme derdinde.
    Ne bir özür, ne bir alttan alma. “Bu aslında terzinin görevi değil, terziyle anlaşmamızda düğmelerle ilgili birşey yok…” gibi özrü kabahatinden büyük laflar, üste çıkmalar.
    Tamam sevgili Armine, gelip senden o kadar paraya elbise alayım, düğmesi için bir terziye gideyim, başka bir yerindeki aksesuar eksiği için başka bir yere gideyim…
    Uzatmayayım, toplamda 2 defa terziye gittikten sonra bile hala giyilebilecek seviyeye gelmeyen elbiseler için özetle demem şu ki sevgili Armine, sizin bu müşteri memnuniyeti politikanız, semt pazarlarındaki seviyeyi yakalamıyor. Üstüne aldığımız “akıllar” da hediyesi oldu. Nereden nereye geldik.

Yorum Bırak